T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Akciğer Naklinde Organ Bağışının Önemi


Akciğer Naklinde Organ Bağışının Önemi

Akciğer nakli; mevcut tüm diğer tedavi seçeneklerine yanıt alınmayan, ileri evre akciğer hastalığı olan hastalar için son çare olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir.Akciğer nakli, karmaşık ve zor bir cerrahi yöntem olması ile birlikte nakil ekibinin özverisi gerekir. Akciğer nakil hastasının, bekleme listesine alınması ile başlayan süreçte en önemli ve akciğer nakil ekibinden bağımsız olan problem değerlendirecek organın olmamasıdır. Uygun donörün bulunabilmesi için beyin ölümü gerçekleşmiş hastaların yakınlarının organ bağışında bulunması gerekmektedir.

Organ bağışı kararı çok zor bir durumdur. Beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin birinci derece akrabasından o duygu yoğunluğu içinde çok önemli bir karar vermesi beklenmektedir. Organ bağışı gerçekte kararın ne olduğu anlaşıldıktan sonra hayat kurtarmanın manevi gücü ile kolaylaşan bir durum halini alır. Burada anlaşılması gereken önemli bir soru vardır. Beyin ölümü ve koma arasındaki fark: Bu iki tanım kişinin zihninde netleştikten sonra durum çok kolaylaşır. Koma, bireyin uzun süreli bilincinin kapalı olduğu ve olaylara, durumlara tepki veremediği durumda olması olarak adlandırılabilir. Ağrılı uyaran şeylere, ses ya da ışık gibi tepki verilmesi gereken olaylara herhangi bir tepki göstermezler. Koma nadiren birkaç haftadan daha uzun sürmektedir yani geri dönebilen bir tablodur. Beyin ölümü ise klinik bir tanıdır ve beyin fonksiyonlarının tam ve geri dönüşümsüz olarak kaybıdır. Yani beyin kanlanması durmuş ve kangren başlamıştır. Beyin ölümü gerçekleşmiş bireyin asla geri dönemeyeceği hasta yakınları kavradıktan sonra ki karar, kaybedilen yakınları toprağa mı verilecek yoksa 8 kişiye ve ailesine önce umut sonra hayat mı olacak sorusu kadar basitleşmiş oluyor.

Beyin ölümü tanısı konulması ve organ bağışında bulunulması ile özellikle akciğer ve kalp gibi canlıdan nakil yapılamayan hastalıklarda bu bağışın önemi daha da artmaktadır. Covid pandemisinden önceki dönemi Sağlık Bakanlığı, Doku, Organ Nakli Ve Diyaliz Hizmetleri Dairesi Başkanlığı verilerine baktığımızda 2018 yılında 2138 beyin ölümü tanısı konulmuş sadece 598 organ bağışı yapılmıştır. Benzer bir şekilde 2019 yılından 2309 beyin ölümü tanısı konulmuşken bunlarda sadece 619 hastanın yakınları organ bağışında bulunmuştur. Sadece akciğer düşünüldüğünde 2018 ve 2019 yıllarında 1540 ve 1690 bağışlanabilecek organ bağışlanmamış toprak olmuştur. Sadece bu iki yılda bile 3230 akciğer tarafımızca değerlendirilememiş toprak olmuştur. Yüzlerce akciğer hastası organ bağışı olmadığı için hayatlarını kaybetmiştir. Yani yüzlerce ailenin ocağına ateş düşmüş nice kızlarımız oğullarımız büyüme şansı bulamadan hayata gözlerini yummuş, niceleri babalarını, annelerini evlatlarını kaybetmiştir. Bir organ bağışı ile sadece nakil yapılan kişinin hayatı kurtulmaz nakil olan kişinin ailelerine de umut olur. 

Uz. Dr. Sevinç ÇITAK

S.B.Ü. Koşuyolu Yüksek İhtisas E.A.H.

Göğüs Cerrahisi Uzmanı