T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

HİPERTANSİYON VE BÖBREK Uz. Dr. Murat GÜCÜN Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Uzmanı ​


HİPERTANSİYON VE BÖBREK

Hipertansiyon uygun tedavi edilmediği takdirde vücuttaki organların hemen hemen tamamında kalıcı hasara neden olabilen önemli bir sağlık sorunudur. Hemodiyaliz tedavisi gerektiren son dönem böbrek hastalığının en sık nedenlerinden biri hipertansiyondur. Erken tanı, hayat tarzı değişiklikleri ve etkin tedavi ile birlikte başta böbrek yetmezliği olmak üzere hipertansiyona bağlı gelişebilecek birçok kalıcı hastalık gelişimi engellenilebilir.

Hipertansiyon Ne Demektir?

Tansiyon damarlarda dolaşan kanın damarın iç duvarında oluşturduğu basınca denir. Bu basıncın organlarda hasar oluşturacak şekilde normalin üzerinde olmasına hipertansiyon denir. Kalbin kasılması esnasında damar duvarında oluşan basınca sistolik kan basıncı (büyük tansiyon), kalbin kasılmalar arasındaki gevşeme döneminde damar duvarında oluşan basınca ise diyastolik kan basıncı (küçük tansiyon) denir.

Hipertansiyonun Sıklığı Ne Kadar?

Hipertansiyon dünyada ve Türkiye’de en sık görülen sağlık sorunlarından biridir. Kadınlarda erkeklerden daha sık görülür. Sanayileşmiş toplumlarda hipertansiyon görülme oranı %25-55 arasında iken ülkemizde bu oran yaklaşık %30 civarındadır. Ne yazık ki hipertansiyonu olan hastaların %60’ı hastalığının farkında değildir.

Hipertansiyon Ve Böbrek Hastalığı Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?

Uygun ve yeterli tedavi edilmemiş hipertansiyon böbrek damarlarında ve glomerül denen en küçük fonksiyonel birimlerinde kalıcı hasara neden olabilir. Eğer hipertansiyon uygun şekilde tedavi edilmez ise hasar yavaş yavaş ilerler ve her iki böbrek küçülmeye başlar. Sonuç olarak ileri dönemde son dönem böbrek hastalığı gelişir. Dünyada ve ülkemizde hemodiyaliz tedavisi gerektiren son dönem böbrek hastalığının en sık nedenlerinden birisi hipertansiyondur. Böbrek hastalığı gelişen hastalarda hipertansiyona bağlı kalp, beyin ve göz gibi diğer organlarda da hasar gelişmiş olabileceği unutulmamalıdır.

Hipertansiyon böbrek hastalıklarının hem nedeni hem sonucu olabilir. Hipertansiyonun en sık nedenlerinden biri böbrek hastalıklarıdır. Böbrek hastalığının derecesi arttıkça hipertansiyon görülme sıklığı da artar. Böbrek hastalarında vücutta sıvı dengesi, tuz atılımı bozulur. Aynı zamanda vücutta tansiyon düzenlenmesinde rol oynayan bazı hormonların aktivasyonunda artış olur. Sonuç olarak böbrek hasarı olan hastalarda hem hipertansiyon sıklığında artış olur hem de hipertansiyon tedavisi zorlaşır. Ek olarak hipertansiyonu olan hastaların böbrek hasarı daha hızlı ilerler. Ayrıca bu hastalarda kalp krizi, inme gibi diğer organlar ile ilgili hastalıklar daha sık görülür.

Belirti Ve Bulgular Nelerdir?

Hipertansiyon yıllar boyunca hiç belirti ve bulgu vermeden böbrek, beyin ve kalp gibi organlara hasar verebilir. Bu hastalarda kan basıncının yüksekliğine bağlı olarak baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, ani görme bozuklukları, sık idrara çıkma, kulaklarda çınlama gibi şikâyetler olabilir. Malign hipertansiyon durumunda ise zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baş dönmesi görülebilir. Bu durumda acilen doktora başvurulmalıdır.

Böbrek hastalığının ilk bulgusu gece idrara çıkmaktır. Özelikle uzun süreli ve kontrolsüz hipertansiyonu olan hastalarda gece uykudan uyandıran idrara çıkma şikâyeti var ise, bu hastalarda böbrek hasarı yönünden dikkatli olunmalıdır. Daha ileri dönemde idrarda azalma, vücutta şişme, halsizlik, kaşıntı, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi şikâyetler hipertansiyon ile ilişkili böbrek hastalığına bağlı görülebilir

Hipertansiyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hipertansiyon tedavisi kişinin yaşı, eşlik eden hastalıkları, hipertansiyonun derecesi gibi birçok faktörle ilişkili olarak bireyselleştirilmelidir. Her hastaya özel olarak bir tedavi planı oluşturulmalıdır. Bu tedavi planın ilk basamağını hayat tarzı değişiklikleri oluşturmalı ek olarak gereğinde kişisel özelliklerine uygun olan medikal tedavisi düzenlenmelidir. Tedavisi düzenlenen hastalar mutlaka doktorları tarafından tedavi ve hayat tarzı değişikliklerine uyumu, tedavinin işe yarayıp yaramadığı takip edilmelidir. Eğer tansiyon hedeflerine ulaşılamıyorsa bunun nedenleri araştırılmalıdır. Örneğin ağrı kesici kullanımı ve soğuk algınlığı tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, tuz alımının kısıtlanmaması hipertansiyon tedavisini ve hedeflere ulaşılmasını engelleyebilir.  Yeterli kan basıncı kontrolü sağlanamayan hastalarda çeşitli ilaç kombinasyonları denenebilir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri Nelerdir?

Hipertansiyon tedavisinin ilk ve en önemli basamağı yaşam tarzı değişiklikleridir. Bazı hastalarda sadece yaşam tarzı değişiklikleri ile yeterli kan basıncı kontrolü sağlanabilir. Hipertansiyon tedavisinin şüphesiz en önemli nokta diyet ve tuz kısıtlamasıdır. Tuz kısıtlanmasında evde yemeklerde kullanılan tuz miktarı kadar dışardan alınan hazır gıdalardaki tuz mikatarınada dikkat edilmelidir. Gerekirse diyetisyen desteği alınmalıdır. Hastalar egzersiz yapma alışkanlığı kazanılması ve kilo kaybı açısından cesaretlendirilmelidir. Sigara kullanımından ve aşırı alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Ağrı kesici ve nezle tedavisinde kullanılan bazı ilaçların kan basıncı artışına neden olabileceği ve hipertansiyon tedavisine direnç oluşmasına neden olabileceği unutulmamalıdır. Hipertansiyon için tedavi başlanan hastalar evde tedavilerini aksatmamalı, düzenli olarak almaları sağlanmalıdır.

Uz. Dr. Murat GÜCÜN

Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Nefroloji Uzmanı