T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

KIŞ MEVSİMİNDE KALP HASTALARI NELERE DİKKAT ETMELİ


KIŞ MEVSİMİNDE KALP HASTALARI NELERE DİKKAT ETMELİ

Kış mevsimi yaklaşırken kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler mevsimin kendine özgü risklerini anlamalı ve daha bilinçli davranmalıdırlar. Çünkü kış mevsiminde soğuyan havaların etkisi ile kan damarları büzülür, kan basıncı yükselir ve oksijenli kanın dokulara yeterli miktarda ulaşması için kalbimiz daha fazla çalışmak zorunda kalır. Ayrıca bu dönemde vücudumuzda görülen biyokimyasal ve hormonal değişiklikler kanın koyulaşması ve pıhtılaşmasını kolaylaştırır. Bu durum kalp krizi ve inme riskini arttırmaktadır. Kış mevsiminde; koroner kalp hastalığı, kalp yetersizliği, yüksek tansiyon ve aritmi gibi birçok kalp hastalığının seyrinde kötüleşme görülür, hastaların acil servise başvuru, hastaneye yatış ve ölüm risklerinde artışlar olur. Bu durum iç içe geçmiş birçok faktörle ilişkilidir. Sebepleri arasında soğuk havanın kalp ve vücut damarlarında yaptığı geçici daralma etkisi, artan hava kirliliği, yaz mevsimine göre beslenme alışkanlığının değişmesi, grip ve zatürre gibi solunum yolu enfeksiyonlarında artış görülmesi ve hekim kontrollerinin aksatılması sayılabilir. Kış mevsiminin bu olumsuz etkilerinden korunabilmek için bir takım önlemler alınmalıdır. Öncelikle ilk önerim kalp hastalarının kış mevsimine girmeden önce hastaneye başvurarak kontrollerini yaptırmaları ve hastalıklarına özgü bireyselleştirilmiş önlem ve önerileri öğrenmeleridir. Bu yazımda kalp hastalarının kış mevsiminde dikkat etmeleri gereken temel konuları genel hatları ile anlatmaya çalışacağım.

   Kış mevsiminde beslenme düzenine dikkat edilmesi gerekir. Soğuyan havalar sebebi ile artan enerji ihtiyacı daha kalorili beslenmeye yol açar. Bu durum istenmeyen kilo artışı ve kan kolesterol seviyelerinde kötüleşmeyle sonuçlanır. Genel hatları ile glisemik indeksi, doymuş yağ oranı ve tuz içeriği yüksek gıdalardan uzak durulmalıdır. Lif oranı yüksek kepekli tahıllar, baklagiller, kabuklu yemişler, mevsime özgü taze sebze ve meyveler, somon sardalya gibi omega-3 yağ asitlerinden zengin yağlı balıklargünlük diyete dahiledilmesi gereken kalp sağlığına faydalı besinlerle yüklüdür. Bu noktada ideal olan bir diyetisyen desteğinde hastalığın türüne ve kişiye özgü bir beslenme modeli oluşturulmasıdır.

   Havaların soğuması ile birlikte evde daha fazla vakit geçirilmesi malesef fiziksel aktivitenin azalmasına sebep olur. Kış mevsiminde fiziksel aktivitelerimizi aksatmamamız gerekir. Ancak bu fiziksel aktiviteler kontrolsüz olmamalıdır. Soğuk ortamlarda egzersiz yapılmamalı, egzersiz öncesi ısınma hareketleri yaparak ani ve kontrolsüz hareketlerden kaçınmalıyız. Yapabileceğimiz egzersizlerin şekli ve derecesi yaşa, mevcut hastalığın tanısı ve şiddetine göre değişeceğinden hekim önerisi ile uygun fiziksel aktiviteler yapılmalıdır.

   Soğuk havanın damarlar üzerindeki geçici daralma etkisi koroner kalp hastalarında göğüs ağrısının sıklığını ve şiddetini arttırabilir. Hatta bu durum sağlıklı bireylerde bile kalp krizi riski yaratabilir. Bu sebeple ev içi sıcaklığı stabil bir seviyede tutulmalı, odalar arasında ısı farkı oluşturulmamalı, bu mümkün değilse sıcak bir ortamdan soğuk bir ortama geçerken özellikle göğüs bölgesini sıcak tutacak koruyucu kıyafetlerle ısı değişiminin etkisi en aza indirilmelidir. Sokağa çıkarken göğüs bölgesi rüzgara ve soğuk havaya karşı korunmalı, eldiven atkı ve bere kullanımına özen gösterilmelidir.

   Kış mevsiminde solunum yolu enfeksiyonlarında bir artış görülmektedir. Bu tür enfeksiyonlara maruz kalmak sistemik enflamasyon sonucu kalp damarlarımızda bulunan yağ plaklarının yumuşayarak yırtılmasına ve kalp krizine sebep olabilir. Kalp yetmezliği hastalarının nefes darlığı ve yorgunluk gibi şikayetlerinde artış görülebilir, aritmiler tetiklenebilir. Bu sebeple kalp hastalarının kış mevsimine girmeden önce grip ve zatürre aşılarını yaptırmaları bu riskleri azaltacaktır. Grip olmuş kişilerle temastan uzak durulmalı, kalabalık ortamlarda bulunulmamalı, kişisel hijyene dikkat edilmelidir. Solunum yolu hastalıklarında kişi bilinçsiz ilaç kullanımı yapmamalı, hastaneye başvurarak uygun tedaviyi almalıdır. Bu dönemlerde dinlenmek, yeterli miktarda sıvı almak, taze sebze ve meyve tüketmek önemlidir.

Soğuk havaların damarlarda daralma yapıcı etkisi düzenli giden tansiyon değerlerini de yükseltebilir. Yüksek tansiyon kalp krizi ve inme riski ile ilişkilidir. Hastaların zaman zaman tansiyon değerlerini kontrol ederek anormallik görmeleri durumunda hekimlerine danışmaları gerekir. Kalp hastalığı olan kişiler özellikle kış mevsiminde tüketimi artan konserve, tuzlu çerezler, salamura ve turşu gibi tuz içeriği yüksek gıdalardan uzak durmalıdırlar. Kan basıncı ve kalp atış hızını yükseltebileceğinden alkol ve sigara gibi alışkanlıklardan vazgeçilmelidir.

Yeterli ve kaliteli uyku kalp hastalarını olumlu etkileyen bir faktördür. Vücudun yeterince dinlenmesi ve ertesi güne hazırlanabilmesi için sağlıklı bir uyku düzeni oluşturulmalıdır. Hem zihinsel hem de fiziksel enerji seviyelerini koruyabilmek için bir bireyin günde en az 7-8 saat uyuması önerilir. Ayrıca horlama şikayeti mevcutsa kalp hastalıklarını olumsuz etkileyen uyku apne sendromu açısından muayene olunmalıdır.

Bu yazımızda kış mevsiminin kalp ve damar sağlığı üzerine kendine özgü olumsuz etkileri ve korunabilme yollarından bahsetmeye çalıştım. Tüm hastalarımıza sağlıklı günler diliyorum.

 

Doç. Dr. Anıl AVCI

S.B.Ü. Koşuyolu Yüksek İhtisas E.A.H.

Kardiyoloji Uzmanı