T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

SUPERMİKROCERRAHİ VE LENFÖDEM TEDAVİSİ


SUPERMİKROCERRAHİ VE LENFÖDEM TEDAVİSİ

Lenfödem, el ve ayaklar başta olmak üzere vücudun tüm bölgelerinde ödemle seyreden bir hastalıktır. Bozulmuş olan lenf dolaşımının neden olduğu bu hastalık temel olarak primer lenf ödem ve sekonder lenfödem olmak üzere 2 çeşittir.

Primer lenfödem: Nedeni sıklıkla bilinmemekle beraber filariazis enfeksiyonu veya doğuştan gelen lenf damar tıkanıklıklarını içeren bir durumdur. Maalesef ilerleyici nitelikte ödemle seyrederler.

Sekonder lenfödem: Sıklıkla nedeni kanser tedavisi nedeni ile lenf nodları çıkartılması sonucu ortaya çıkmakla beraber geçirilmiş infeksiyonlar, travma vb. durumlar sonucu lenf kanal ve nodlarının hasarlanması ve sonuçta lenf akımının duraksaması ile ödem oluşabilir. Gelişmiş ülkelerdeki lenf ödemlerin en sık nedeni kanser tedavisi sonrası oluşan lenf ödemlerdir.

Kanser tedavisinde yapılan cerrahi işlemler ve radyoterapi (özellkle meme Ca ve over Ca gibi) kollar ve ayaklarda ilerleyici ödeme yol açar. Zaman içerisinde uygun tedavi edilmez ise lenf kanalları önce genişler sonra fibrozis oluşur ve maalesef tıkanıklık tedavi edilemez bir hale dönmektedir. Erken tanı ve tedavi hayat kalitesini yükseltmek için tedavide en önemli koşuldur.

Tanı: Lenf sintigrafisi, doppler ultrasound ve özel infrared görüntüleme lenf tıkanıklığı derecesi ve seviyesini gösterebileceği gibi diğer olası ödem yapıcı hastalıklardan ayırt edici tanıların konulmasını da sağlar. Bunun dışında tedaviye hazırlık için rutin biyokimyasal ve radyolojik görüntülemelerin de yapılması gerekebilir.

Cerrahi tedavi: Şayet erken evre lenfödem tanısı konulmuş ise cerrahi tedavi şansı oldukça yüksektir. Ameliyat minimal (2-3 santimetrelik) cilt kesileri ile yapılmaktadır ve hastaları genel anestezi ile uyutmaya gerek yoktur. Gerektiğinde birden fazla kesi yapmakta mümkündür. Tedavide hedeflenen tıkanıklık seviyesinin tespiti ve mevcut segmentteki lenf damarlarının venöz dolaşıma aktarılmasıdır. Lenfatiko venüler anastomoz (LVA) denilen bu teknikte yüksek teknolojili cerrahi ekipman ve mikroskoplar kullanılmaktadır. Lenf damarlarının çapları 1mm den daha küçüktür ve anastomozların çalışabilmesi cerrahi tecrübe ve maharet gerektirir. Bu nedenle 0.8 mm altındaki damarların bulunup dikilmesi ve anastomozların çalışması işlemi Supermikrocerrahi olarak adlandırılmaktadır. Lenf damarının venöz damara dikildiği bu operasyon için kullanılan iplikler çok ince üretilmiş olup mevcut cerrahi prosedürlerde kullanılabilecek en ince materyaldir. (12/0, 11/0) Resim1 anastomoz yapılırken çekilmiş olup cerrahi mikroskop x25 büyütme esnasında çekilmiştir. Resim 2 de ise müdahale edilen damarların çapı gösterilmiştir. Anastomoz sayısı arttıkça cilt insizyonu sayısı da artar ve bu da lenf akımının venöz dolaşıma daha iyi drene olmasını sağlar. Böylelikle ödemin azalma şansı artar.

                    

                             Resim 1                                                                      Resim 2

Cerrahi işlem sonrası taburculuk: Ameliyat genel anestezi olmadan lokal anestezi altında yapılmakla beraber isteğe bağlı uyutularak da yapılabilir. Ancak lokal anestezi ile yapılan ameliyatlardan sonra hastalar hemen aynı gün taburcu edilebilmektedir. Kompresyon tedavisine elastik bandaj ile devam edilmelidir. Akım dinamikleri nedeni ile ödemdeki azalma ilk günden itibaren görülebilmektedir. LVA’nın en büyük avantajlarından bir tanesi kompresyon tedavisinin daha efektif olarak görülebilmesidir. Resim 3’te LVA sonrası tedavi etkinliği görülmektedir.

Açıklama: C:\Users\FUJITSU\Desktop\13-19 kalp sağlığı haftası bültenleri\resim3.jpg

Resim 3

Doç. Dr. Deniz ÇEVİRME

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Koşuyolu Yüksek İhtisas E.A.H.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzamanı