T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

OBEZİTE ve ETKİLERİ


OBEZİTE  ve  ETKİLERİ

Sağlığı olumsuz etkileyen bir hastalık olarak kabul edilen obezite, günümüzde önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen ikinci en önemli nedenidir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 1998 yılında obezitenin 21. yüzyılın en önemli sağlık sorunu olacağını bildirmiştir.

Obezite, yüksek enerji alımına bağlı olarak vücutta aşırı yağ birikimi ile gelişen bir durumdur. Vücut yağ yüzdesini belirlemek kolay olmadığı için obezite, aşırı yağdan ziyade aşırı kilo olarak tanımlanmaktadır. Obezite tanım ve derecelendirmesinin bedenkitleindeksi (BKİ)’ne dayanarak “BKİ= Ağırlık (kg)/Boy (m2 )” formülü ile değerlendirilir. Obezite tanı ve sınıflanmasında beden kitle indeksi ve bel çevresinin birlikte kullanılması önerilir.

Bilindiği üzere beslenme; anne karnında başlayarak yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden yaşamın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır. İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarda alıp vücutta kullanabilmesidir. Karın doyurmak, açlığı bastırmak, canının çektiği şeyleri yemek veya içmek değildir. Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için, alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması gerekmektedir.

Obezite sıklığındaki artışın başlıca nedenleri; özellikle ulaşım, eğlence, üretim ve tarım sektörlerinde gelişen teknoloji ile birlikte, yaşam biçiminin kolaylaşmasına bağlı olarak fiziksel aktivitenin azalması ve beslenme alışkanlıklarının hızla değişmesi sonucunda enerji alımının artmasıdır. Ayaküstü (fast-food) hızlı yenen sağlıksız besinler, bitkisel liflerden fakir, aşırı yağlı, enerji-yoğun beslenme tarzı obeziteye yol açan en önemli faktörlerden birisidir. Yaşamın ilk yıllarındaki beslenmenin, özellikle anne sütü ile beslenememenin de ileride obezite gelişmesine zemin hazırladığı ileri sürülmüştür. Ayrıca boş zamanları kolaylıkla dolduran ileri teknolojik araçların (akıllı cep telefonları, televizyon, bilgisayar, tablet, ev sineması vb) kullanımının yaygınlaşması obezitenin artmasına önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Toplumların sağlık bütçeleri üzerinde büyük yük oluşturmaktadır.

Ülkemizde de obezite hızla artmaktadır. Türkiye, Avrupa’da yetişkin obezitesinin en sık görüldüğü ülkedir. Obezite, yetişkinlerin yanısıra çocukluk ve ergenlik döneminde de artmaktadır. Obezite oluşmadan korunma büyük önem taşımaktadır. Obeziteden korunma, çocukluk çağında başlamalıdır.

Obezite; başta tip 2 diyabet olmak üzere hipertansiyon, kalp damar hastalıkları (kalp krizi, inme ve damar tıkanması ile seyreden pek çok rahatsızlıklar), meme, prostat, jinekolojik sorunlar ve kalın bağırsak kanseri oluşumunda önemli bir risk faktörüdür. Ayrıca kireçlenme, safra kesesi taşı oluşumu, reflü, varis hastalıkları, adet düzensizlikleri, infertilite, doğum zorlukları, uyku apne sendromu, uyku bozuklukları ve depresyon dahil pek çok hastalığın oluşumunda da obezitenin önemli katkısı bulunmaktadır.

Olgulara yaklaşımda önemli bir nokta fiziksel hareketsizlik ile mücadele etmektir. Kilo kontrolü açısından egzersizin yararı kanıtlanmıştır. Bunun için genel öneri günde 30 dakika tempolu yürüyüş gibi orta şiddette düzenli bir egzersiz yapılmasıdır.

Obezite değerlendirilmesinde depresyon ve psikolojik problemler çoğu zaman göz ardı edilmektedir. Fazla kilolu ve obez hastalar depresyon açısından taranmalı, depresyonu olan tüm hastalar da obezite için değerlendirilmelidir.

Tedavide genel amaçlar; vücut ağırlığının azaltılması, uzun dönemde vücut ağırlığının daha düşük düzeyde tutulması, daha fazla kilo alınmasının önüne geçilmesi ve kilo alınmasıyla ortaya çıkabilecek diğer hastalık risk emenlerinin kontrolüdür. Etkin tıbbi yaklaşımlar; diyet düzenlenmesi, fiziksel akivitenin arttırılması, davranışçı terapi,  ilaç tedavisi ve uygun görülen vakalarda cerrahi tedaviyi içine alır. Düşük kalorili diyet, fiziksel aktivitenin arttırılması ve davranış terapisini içeren kombine bir tedavi, kilo verilmesi ve korunmasına yönelik en etkin yöntemdir.

Hatice Nihan DEMİR KARAKAŞ

S.B.Ü. Koşuyolu Yüksek İhtisas E.A.H.

Aile Hekimi Uzmanı