T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

AÇLIK VE NÖROLOJİK HASTALIK İLŞKİLERİ


AÇLIK VE NÖROLOJİK HASTALIK İLŞKİLERİ

Uygunsuz açlık tıpkı aşırı yeme gibi nörolojik hastalıkları kötüleştirebilir yada risk gurubundaki kişilerde hastalıkları başlatabilir.

Açlıkkaraciğerdeki depolanmış şeker  miktarı belirli bir seviyenin altına düştüğünde hissedilen ve genellikle beraberinde yeme arzusu da getiren his veya duruma verilen isimdir. Bu his genellikle derin beyin parçalarından (hipotalamus) kaynaklanır ve karaciğerdeki alıcıların uyarılması aracılığıyla salınır. Burada kastettiğimiz açlık, aslında vücutta hücresel beslenme için gerekli olan glikoz seviyesinin belli bir değerin altına uzun süreli düşmesidir  ki biz buna hipoglisemi diyoruz.

Hipoglisemi yani kan şekerinin düşmesi; serum glukoz seviyesinin ˂ 70 mg/dl olması demektir. Normalde vücut bu seviyenin altına düşmemek için beslenme olmasa bile çeşitli yollar kullanarak diğer yapıtaşlarını yıkar ve gerekli olan glikozu kana verir. Ancak bu bir süreliğine idare edebilir.

Son zamanlarda tek tip beslenmeye dayalı diyet program ve önerileri açlık süresini uzatma ve vücudun gerekli enerjiye diğer yapı taşlarıyla ulaşmasını sağlamaya yönlendirse de nörolojik hastalıkları olanlarda bu durum hastalık sürecini ağırlaştırabilir yada başlatabilir. Çünkü beynin ve sinir hücrelerinin yegâne enerji kaynağı glukoz dur. Beyin bunu vücuttaki çeşitli uyarıcılar yolu ile algılar. Ani ve daha uzun vadede olmak üzere çeşitli tepkiler verir. Bu da vücut sıvılarımızda ve sonrasında hücrelerde çeşitli tepkimelere yol açar. Beyin ve sinir hücreleri kan şekeri düşüklüğünden en çabuk etkilenen organ ve sistemlerden biridir. Uzun süreli maruz kaldığında geri dönüşümsüz hasarlara yol açabilir. Sağlıklı bireylerde bu hemen hastalık oluşturmaz ancak özellikle tekrarlayan yani kronik hipoglisemilerde ciddi nörolojik etkilenimler oluşturabilir.

Tekrarlayan hipoglisemilerde risk artışı olan hastalık gurupları:

  • İleri yaş,
  •  Pediatrik hastalar,
  • Hipoglisemiyi fark edemeyenler(çeşitli ilaçların kullanımına bağlı ör:betablokerler gibi),
  • Sık hipoglisemiye girenler,
  • Beklenen yaşam süresi 5 yıldan daha az olanlar,
  • Böbrek yetersizliği olanlar, 
  • Ek hastalıkları olanlar (çölyak, pankreas ve adrenal yetersizlik, siroz, hipotiroidi).

Özellikle diyabetik bireylerde ağır hipoglisemi hikâyesi olması beyin dalgalarında baskılanma (eeg değişikliği) ve psikomotor performans azalmasına neden olduğu gösterilmiştir (diyabetik santral nöropati veya diyabetik ensefalopati).

Başta inme riski olan kişilerin (ileri yaş, genetik geçiş, hipertansyon, diyabet, hiperkollesterol, sigara, vb gibi) ve epilepsi hastalarında olmak üzere nörolojik hastalıklarda, uzun süreli açlık; ilaçların düzensiz alınması ile birlikte atak sıklığını ciddi anlamda artırabilir. Bu etki beyin hücrelerinde oksijensiz kalmakla aynı seviyede etkide bulunabilinir. Ayrıca yine uzun süreli açlık kronik baş ağrısı ve /veya migren hastalarında atak sıklıklarını artırabilir.

Bahsi geçen hastalık guruplarında olan kişilerin sağlıklı bireylere göre uzun süreli açlık, düzensiz beslenme ve susuz kalmaktan kaçınmaları, metabolizmalarını düzenli tutacak diyet ve spor aktiviteleri kombinasyonlarını tercih etmelidirler. Yapılacak olan diyetlerin mutlaka doktor ve diyetisyen kontrolünde olması gerekir. Beyinde tıpkı diğer organ ve sistemler gibi her şeyin dengelisini sever.

Uz. Dr. Özen YETKİN

S.B.Ü. Koşuyolu Yüksek İhtisas E.A.H.

Nöroloji Uzmanı