T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Pulmoner Emboli


 Sık karşılaşılan kardiyovasküler acil bir durum olan pulmoner emboli , akut gelişen ve yaşamı tehdit eden, ama potansiyel olarak geri dönüşümlü olan bir tablodur. Bu tablo Özgün bir klinik  ile ortaya çıkmadığı için tanının konması zordur.  Erken tedavinin son derece etkili olması nedeniyle erken tanının konması o derece önemlidir. Amaç tıkanmış olan pulmoner arterlerden akımı yeniden sağlamak ve ölümcül olanı erken nüksleri önlemektir.

Pulmoner Emboli Nedir? 

Pulmoner emboli, pulmoner arter ya da dallarından birinin herhangi  bir trombüs tarafından kısmi ya da tam olarak tıkanması sonucu oluşan klinik tablodur. Yani pulmoner emboli bir akciğer atardamarının ani tıkanmasıdır. Bu tıkanma genellikle bacaktaki bir toplardamardan akciğere gelen bir kan pıhtısı nedeniyle gelişir. Vücudun bir bölümünde oluşan ve kan dolaşımı ile vücudun başka bir bölümüne taşınan kan pıhtısına emboli adı verilir.

Hastalığın en sık belirtileri ani başlangıçlı nefes darlığı, batıcı göğüs ağrısı, çarpıntı, cilt renginin mora dönmesi, kan tükürme ve bazen de bacaklarda şişlikle birlikte ağrı olmasıdır. Akciğer atardamarındaki tıkanıklığın fazla olması ve akciğer dolaşımını büyük ölçüde aksattığı olgularda birden tansiyon düşer ve hasta şok durumuna girebilir. Ancak bu durum sık değildir.

Akciğer embolisi riskinin arttığı bazı durumlar:

* Uzun süre yatak istirahati,

* 4 saati aşan seyahat,

* Son bir-iki ayda ameliyat geçirmek,

* Travma, gebelik, şişmanlık, doğum kontrol hapı ya da hormon tedavisi kullanımı,

* Kan pıhtılaşmasına neden olan genetik hastalıklar,

* Kanser varlığı,

* Kalp yetmezliği

gibi durumlardır. Bu hastalıkta akciğerin etkilenen bölümünde akciğer dokusunda kan akımı olmamasından dolayı hasar oluşur, kandaki oksijen düzeyi düşer, Vücudun yeterli oksijen alamayan diğer organlarında da hasar oluşabilir. Kalbin akciğere kan pompalayamamasına bağlı ritim bozukluğu ve kalpte yetersizlik meydana gelir. Akciğer damarlarında tansiyon artışı meydana gelir. Bu hastalığın ciddiyeti tıkanan damarların çokluğuna ve büyüklüğüne bağlıdır. İlgili hekim tarafından  erken tanı konulamazsa ani ölümler meydana gelebilir. Ama olguların büyük çoğunluğunda tedavi edilebilen daha küçük tıkanmalar söz konusudur.

Tanıda bacak doppler ultrasonu, kanda D-dimer testi, bilgisayarlı akciğer tomografisi, akciğer ventiasyon-perfüzyon taraması, akciğer anjioyografisi gibi testler kullanılır. Hangi testlerin hangi sıra ile yapılacağına hastanın durumu, risk faktöri, testlere hızlı ulaşılabilirlik ve hastanın daha önceden var olan hastalıkları göz önünde tutularak hekim tarafından karar verilir.

Tedavide kanın pıhtılaşma yeteneğini azaltan kan sulandırıcı (antikoagülan) ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar, pıhtının büyümesini durdurmak ve pıhtı oluşumunu önlemek için kullanılır. Kan sulandırıcılar hap, derialtı ya da enjeksiyon (damardan) yoluyla verilebilir. Tedavi genellikle 3-6 ay sürer. Önceden kan pıhtısı durumu olan olgularda tedavi daha uzun planlanır. Kanser gibi başka bir hastalık için tedavi alan olgularda pulmoner emboli risk faktörü sürdüğü sürece kan sulandırıcı kullanımına devam edilir. Tedavi bazen özellikle de pıhtı oluşumuna genetik yatkınlığı olan kişilerde ömür boyu sürdürülebilir.

Pulmoner emboli, yaşamı tehdit ettiğinde pıhtıları çıkaracak ya da parçalayacak hastanede uygulanan tedaviler kullanılır. Trombolitik adı verilen ilaçlar kan pıhtısını hızla çözebilen ilaçlardır. Şiddetli şikayetlere neden olan büyük kan pıhtılarını tedavi etmek için kullanılırlar. Bazı olgularda da kan pıhtısına ulaşmak için katater adı verilen tüp kullanılır. Nadiren de ameliyat gerekebilir.

Uz. Dr. Ertan SARIBAŞ

Göğüs Hastalıkları Uzmanı