T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

29 EYLÜL DÜNYA KALP GÜNÜ


 

29 EYLÜL DÜNYA KALP GÜNÜ

İçinde bulunduğumuz küresel salgın koşullarında bile kalp hastalıkları dünyadaki ve ülkemizdeki ölüm nedenleri arasında halen başı çekmeyi sürdürmektedir. Kalp hastalıklarına bağlı ortaya çıkan ölümlerin %80’lere kadar varan büyük çoğunluğunun basit önlemler ve kolayca uygulanabilir yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir nedenlerden doğması da bu durumun aslında sanıldığı gibi değişmez bir kader olmadığını göstermektedir.

Bu duruma dikkat çekip toplumda farkındalık oluşturmak için tasarlanmış tek bir gün, her gün, her saat, her dakika defalarca atıp yaşamımızı sağlıklı bir biçimde sürdürebilmemizi sağlayan böylesine vazgeçilmez ve böylesine değerli bir organ için elbette ki yeterli değildir.

Kalp hastalıklarına zemin hazırlayan risk faktörlerinin küçük bir kısmı genetik alt yapı, yaş, cinsiyet gibi değiştirilmesi mümkün olmayan etmenlerden oluşsa da büyük çoğunluğu aslında sigara ve tütün kullanımı, kontrol altına alınamamış yüksek kan basıncı, kanda kolesterol değerlerinin yüksekliği, şişmanlık, hareketsizlik, şeker hastalığı gibi önlenebilir ya da bütünüyle önlenemese de bazı tedavi yaklaşımları ve yaşam tarzı değişiklikleri ile rahatlıkla kontrol altına alınabilir etmenlerden oluşmaktadır.

 Unutmayın ki; şeker, aşırı tuz, doymuş ve trans yağlar içeren sağlıksız besinlerden uzak durup balık, keten tohumu gibi omega-3 yağ asitlerinden zengin, yulaf ezmesi, badem, ceviz, fındık, ceviz gibi lif oranı yüksek, kuru baklagiller gibi B vitamini içeren, havuç ve kırmızı biber gibi C vitamininden zengin, ıspanak, lahana, brokoli gibi potasyum, vitamin ve antioksidan içeriği yüksek yeşil yapraklı sebzeleri, domates  gibi potasyum içeren, zeytinyağı ve avokado gibi doymamış yağ asitlerinden zenginkalp dostu gıdaları, rafine tahıllara nazaran kepekli tahılları, abur cubur yerine bitter çikolatayı içeren sağlıklı ve düzenli bir beslenme, hareketsizlikten mümkün olduğunca kaçınıp olabildiğince düzenli fiziksel aktivitelerde bulunmak, sigara ve diğer tütün ürünlerinden ve alkolden uzak bir yaşam geçirmek, eğer kilolu isek fazla kilolarımızdan hekimimiz tarafından uygun görülen yöntemlerle kurtulmaya çalışmak, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bayılma, güçsüzlük, ayaklarda şişlik gibi bir kalp hastalığına ait olabilecek hiçbir şikayetimiz olmasa ve ailemizde kalp hastalıklarına dair genetik bir yatkınlık bulunmasa bile 40 yaşından sonra her yıl düzenli kontrollerden geçip kalp hastalıklarına ilişkin taşıdığımız riski öğrenmek, kan basıncımızın,  kan şekerimizin, kan kolesterol düzeylerimizin normal sınırlar içinde olup olmadığını öğrenmek, hekimimiz tarafından saptanan anormal bir durumun varlığında hekimimizin sağlıklı yaşam ve tedavi önerilerine uymak gibi aslında hiç de zor olmayan bazı önlemler kalp hastalıklarına ilişkin riskinizi en az düzeye indirgeyecektir.

Sadece bugünün değil tüm günlerinizin kalbinizin sadece kendinize ait bir organ olmadığına, içinde sevdiklerinizi de barındırdığına, bu yüzden onu korumanın kişinin sadece kendinize karşı değil sevdiklerinize karşı da yerine getirmesi gereken mutlak bir sorumluluk olduğuna dair farkındalıkla geçmesi dilek ve ümidiyle sağlıcakla kalınız ve lütfen bir kalp hastası olmasanız ya da olmadığınızı düşünseniz bile yaşınıza taşıdığınız kronik hastalıklara en uygun ve en gerçekçi fiziksel aktivite hedeflerini, sizin için en uygun kalbiniz için en faydalı beslenme şeklini, şayet tütün kullanıcısı iseniz sizin için en uygun olan sigara ve tütün ürünlerini bırakma yöntemini ve kalp hastalıklarına yönelik riskinizi belirlemesi için hekiminize başvurmayı ihmal etmeyiniz.

 

Uz. Dr. Durmuş Demir

S.B.Ü Koşuyolu Yüksek İhtisas E.A.H.

Kardiyoloji Uzmanı Hhhhhhhghggjjj