T.C. Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas
Eğitim ve Araştırma Hastanesi

DİYABET VE EGZERSİZ


                                           DİYABET VE EGZERSİZ

Diyabet (DM), insülin eksikliği ya da insülin etkisindeki defektler nedeniyle organizmanın karbonhidrat, yağ ve proteinlerden yararlanamadığı, sürekli tıbbi bakım gerektiren, kronik bir metabolizma hastalığıdır. Risk faktörleri arasında aile öyküsü, obezite, kötü beslenmealışkanlıları, fiziksel inaktivite bulunmaktadır. Tedavisinde yaşam biçimi değişiklikleri (diyet ve fiziksel aktivite gibi), oral antidiyabetikler ve insülin kullanılmaktadır. Kontrol altına alınamamış diyabet hastalığı kronik komplikasyonlara ve ani kan şekeri yükselmelerine bağlı ölümlere neden olmaktadır. Bu nedenlerden dolayı hastalığın tedavisi ve önlenmesi çok önemlidir. Bunda egzersizin önemi hakkında çalışmalar bulunmaktadır.Egzersizin tipi ve şiddetinin glisemik kontrol üzerine etkileri hakkında çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Egzersiz programları ayrıntılı tıbbi değerlendirme sonrasında bireye özgü olarak hazırlanmalıdır. Egzersiz öncesi, sırası ve sonrasında olası akut komplikasyonların engellenmesi için uyulması gereken kurallar vardır. Düzenli egzersizin toplum sağlığı açısından önemine dikkat çekilmeli ve fiziksel aktivite desteklenmelidir.Egzersizin kan şekeri kontrolünü iyileştirdiği,kardiyovasküler risk faktörlerini azalttığı ,kilo kaybına katkıda bulunduğu gösterildiğinden diabetes mellitusta tedavi rejiminin bir parçası olarak önemi gittikçe artmaktadır.Glisemik kontrol üzerindeki yararlı etkisi büyük oranda insüline artan doku hassasiyetinden kaynaklanmaktadır.

EGZERSİZİN FAYDALARI NELERDİR?

Kanda şeker seviyesini ve insülin ihtiyacını azaltır.

Vücut ağırlığınınazalmasına yardımcı olur.

Kalp kasını kuvvetlendirir.

Kasların ve eklemlerinkuvvetlenmesini sağlar.

Kan yağları (kolesterol,trigliserid gibi) düzeylerininazalmasını sağlar.

Kendinizi daha iyihissetmenizi sağlar.

FİZİKSEL AKTİVİTENİN SIKLIĞI VE TÜRÜ:

Egzersiz rejimi kişiye özel olmalıdır. İdeal olan en az 30 dakikalık aerobik egzersizdir(treadmill ile oda içinde veyadış mekanda hızlı yürüyüş, dans etmek, yüzmek, tenis oynamak, oda içindebisiklet sürmek) .Maksimum kalp hızı istirahat kalp hızının %60-70’inden fazla olmamalıdır.“Maksimal kalp hızı= 220-yaş” formülü ile basitçe hesaplanabilir. Egzersiz en az haftada 3 gün önerilir. Mümkünse haftalık 5 ile 7 gün egzersizkonusunda da tavsiyede bulunulmalıdır.Diyabetli yaşlı yetişkinler için esneklik eğitimi ve denge eğitimi haftada 2-3kez önerilir.Yoga ve tai chi gibi egzersizler kas gücü ve dengeyi arttırmak için programa dahil edilebilir.

EGZERSİZ ÖNCESİ DEĞERLENDİRME:

Diyabetli bireylerin düzenli egzersiz programına başlamadan önce ayrıntılı bir tıbbı değerlendirmeden geçirilmeleri gerekir. Diyabetin koroner arter hastalığı, nefropati, retinopati, periferik ve otonomik nöropati gibi komplikasyonları araştırılmalı ve bu komplikasyonların varlığında uygun egzersizin düzenlenmesi sağlanmalıdır.

Kardiyovasküler sistem değerlendirmesi sırasında öykü, fizik muayene ve EKG’ye ek olarak egzersiz stres testi yapılmasının gerekli olup olmadığı tartışma konusudur . Düşük şiddette yapılacak egzersiz programları öncesinde stres testinin yapılmasının gereksiz olduğu; egzersiz şiddetinin arttığı, günlük aktivite düzeyinin üzerine çıkıldığı durumlarda ise stres testinin olası kardiyovasküler komplikasyonları önlemede yararlı olabileceği düşünülmektedir. Yaş, diyabet süresi, aile öyküsü, eşlik eden hastalık, mikrovasküler veya makrovasküler komplikasyon varlığı egzersiz stres testi endikasyonuna işaret eden parametrelerdir.

Fiziksel aktivitenin kan basıncındaki yükselme ile ilişkili olarak idrarla protein atılımını arttırdığı bilinmektedir. Bu nedenle, bazı araştırmacılar diyabetik nefropatisi olan bireylerin kan basıncını 200 mmHg üzerine çıkarmayacak şiddette egzersiz yapmalarını önermektedir. Bunun yanı sıra aerobik ve direnç egzersizlerinin insülin duyarlılığını arttırması, kan basıncı düzenlemesi, glomerüler filtrasyon üzerine etkileri ve glisemik kontrolü iyileştirmesi nedeniyle, idrarla protein atılımını azalttığını gösteren çalışmalar vardır. Bu çalışmalar göz önüne alındığında, diyabetik nefropatili bireylerin egzersiz yapması desteklenmeli, ancak mikroalbüminüri varlığı koroner arter hastalığı risk faktörü olarak değerlendirilmeli ve egzersize katılım öncesi egzersiz stres testi yapılması önerilmelidir.

Egzersizin nonproliferatif diyabetik retinopatinin veya makula ödeminin ilerlemesine ya da görme üzerine etkisinin bulunduğuna dair kanıt bulunmamaktadır. Ancak; ciddi nonproliferatif retinopati veya proliferatif retinopati varlığında göz içi basıncını arttırarak vitröz hemoraji ve dekolman riski oluşturdukları için, yüksek şiddetli direnç ve aerobik egzersizlerinin yapılması önerilmemektedir.

Fiziksel aktivitenin diyabetik nöropati gelişiminde bir risk faktörü olduğunu gösteren yayınlar olmamasına rağmen, periferik nöropatili bireylerdeki duyu kaybının ayakta cilt yaralarına ve enfeksiyonlara neden olabileceği düşünülmektedir. Özellikle ileri derecede periferal nöropatisi olan bireylerin olası yaralanmalarının engellenmesi için; ayağa yük bindirmeyen yüzme, bisiklet gibi egzersizler yapmaları önerilmektedir.

DİYABETLİ BİREYLERİN EGZERSİZ SIRASINDA DİKKAT ETMESİ GEREKENLER:

Egzersiz sırasında kan glükoz düzeyini güvenli bir aralıkta tutmak için başlangıç glükoz düzeyi, kullanılan insülin dozu; beslenme ve egzersizin tipi, şiddeti ve süresi gibi özelliklerin dikkate alınması gerekir. Egzersize başlamadan önce kan glükoz düzeyine bakılmalı ve 100-250 mg/dl aralığında olması sağlanmalıdır. Bu düzeylerin sağlanması için egzersizden yaklaşık iki saat önce düşük glisemik endeksli karbonhidrat alınmalıdır. Dehidratasyonu önlemek için egzersiz sırasında sıvı alımı sağlanmalıdır. Hipoglisemi atağı yaşanmasını önlemek için uzun süreli egzersizler sırasında aralıklarla karbonhidrat takviyesi yapılmalıdır. Egzersiz sonrasında ise karaciğer ve kas glikojen depoları ilk birkaç saatte doldurulmalıdır. Geç başlangıçlı hipoglisemi riski göz ardı edilmemelidir.

Egzersizde kullandığınız bölgeye insülin injeksiyonuyapmayınız(Örneğin bisiklete binecekseniz bacağınıza, yüzecekseniz kolunuza insülin yapmayınız). Egzersiz sonrası insülin daha çabuk emilerek hipoglisemi oluşturabilir.Mümkünse, ana öğüne 1 saat kala ve öğündensonraki 1 saat içinde egzersiz yapmayın. Öğün öncesi egzersizzorunlu ise, ek karbonhidrat alarak hipoglisemi riskiniönleyebilirsiniz. Egzersiz sonrası kasların insüline duyarlılığı artar, insülininetkisi daha hızlı başlar ve kan şekeriniz birden düşebilir. Böylebir durumla karşılaşırsanız doktorunuza başvurunuz. İnsülindozunuz veya zamanının değiştirilmesi gerekebilir.Kilo vermek için egzersiz yapıyorsanız, egzersiz öncesikarbonhidrat almak yerine egzersiz öncesi insülin dozunuazaltabilirsiniz.

SONUÇ:

Diyabet; gerek sıklığının hızlı bir şekilde artması, gerekse olası komplikasyonlarının ciddiyeti açısından önemli bir sağlık problemdir. Düzenli egzersizin hem diyabet gelişim riskini azalttığı, hem de tedavinin bir parçası olduğu çok sayıda çalışma ile gösterilmiştir. Bu bilgiler ışığında diyabetli bireyler egzersiz öncesi sağlık kontrollerinden geçirilmeli, sağlık durumlarına özgü egzersiz programları hazırlanmalı ve bireylerin bu programa uyumları desteklenmelidir. Egzersiz sırasında kan glükoz düzeyindeki değişiklikler nedeniyle karşılaşılabilecek problemler ve bunların önlenmesi konusunda yapılacaklar konusunda eğitim verilmelidir.

Uz. Dr. Seda TARAKÇI

S.B.Ü. Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İç Hastalıkları Uzmanı